Kulak akupunkturu klinik bir tedavi ve tanı koyma
metodudur. Diğer bir adıyla mikro sistem olarak da adlandırılmaktadır.
Organizmanın gerek mekanik ve gerekse elektromagnetik dalgalar karşısında
reaksiyonlarını takip eden ve ölçen, kaynağını bilimsel olarak 1982
yıllından beri fotoperzepsiyon tekniği ile kanıtlamıştır.
Her kişinin kendisine özgü akupunktur noktaları vardır. İşte biz o
noktaları özel bir detektör ile tespit edip, iğneler vasıtasıyla uyararak
tedavi yapıyoruz. Kullanılan iğneler çelik-gümüş karışımı olup, akupunktur
noktasının derinliğine göre boyları değişmektedir.
Akupunktur tedavisi yalnızca bir zayıflama metodu olarak
algılanmamalıdır.
Yapılan bu tedavi yöntemi ile kulak kepçesinde bulunan hassas noktalar
tespit ediliyor ve bu noktalara metal iğneler batırtılarak tedaviye
başlanır. Akupunktur seansının akıbetinde kulak kepçenizden tespit edilen
bu noktalara kalıcı iğneler takılmaktadır.
Yapılan akupunkturun bu uyarısı ile açlık ve iştah hissiniz
frenlenecek, sinir sisteminiz yatışacak, metabolizmanız artacak ve
organizmanın kendi kendine olan kontrolü artırılacaktır.
Kulak kepçenize takılmış olan plasterlerin altında metal iğne veya
manyetik bilye bulunmaktadır. Banyo yaparken plasterlerin çıkmamasına
dikkat edin ve kulaklarınızı ovuşturmayın. Banyodan çıkar çıkmaz fön
makinesi ile plasterleri kurutunuz.
Akupunkturun zayıflama sırasında oluşturduğu önemi beyinde bulunan
iştah merkezinin kontrol altına alınmasıdır. Buna kısaca açlığa tahammül
edebilme de diyebiliriz. Kulak kepçenize takılan iğneler sizin daha az
acıkmanızı, acıksanız dahi az yemekle daha rahat doyabilmenizi sağlar.
İğneler sayesinde iştah merkeziniz dengeli bir şekilde kontrol altına
alınacaktır. Aşırı yemek yeme alışkanlığınızın azaldığını, sinirlilik
halinin ortadan kalktığını, açlık nedeni ile oluşabilecek mide yanması ve
ekşimesi olmadığını gözlemleyeceksiniz. Ayrıca akupunktur sayesinde tedavi
süresince tansiyon düşüklüğü ve halsizlik gibi şikâyetler de olmamaktadır.
Kısacası akupunktur tedavisinde açlığa bağlı olarak ortaya çıkması
beklenen şikâyetler olmaksızın kolayca ve hiç sıkılmaksızın kilo
verebilirsiniz. Akupunktur tedavisinin diğer yöntemlere üstünlüğü vücuda
hiç zarar vermeksizin tedavi etme yöntemidir.
Tokluk hissiniz için takılan iğnelerinizi haftada bir değiştirmek
gerekmektedir, çünkü bir hafta içinde bu etki kaybolmaktadır. Ağırlık
kontrolü haftada bir yapılmaktadır.
AKUPUNKTUR ZAYIFLAMADA NASIL ETKİLİ OLUR?
1- İştah ve acıkmayı azaltır.
2- Midede ekşime ve yanmayı önler.
3- Halsizlik ve bitkinliği önler.
4- Stresi azaltır.
5-Metabolizmayı düzenleyici, hızlandırıcı rolü vardır
Bunların hepsi bir araya gelince kilolu olan insanı kilo vermeye
hazırlar. Buna göre haftada bir yapılan akupunktur tedavisi ile fazla
kilolar verilmeye başlar. İdeal kiloya indikten sonra kişiler KORUMA
TEDAVİSİ ’ne alınır.3 haftada bir kez manyetik bilye (mıknatıslı toplu
iğne başı büyüklüğünde aktif kömür) ile devam edilir. Bu sırada diyet
değil sağlıklı beslenme yapılır dolayısıyla kilolar sabitlenir sonra
senede 2 veya 3 kez kontrol olmak gerekir.
Akupunktur uygulayan kişinin mutlaka doktor olması akupunktur eğitimini
almış olması ve aldığı eğitimin Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bir
sertifika ile onaylanmış olması gerekir.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Akupunkturla zayıflama nasıl gerçekleşiyor?
Akupunktur tedavisi ile kişiler kilo vermeye hazır hale getiriliyor.
Aslında kilolar, herkesin şahsına özel hazırlanan beslenme program sayesinde
azalıyor. Bugüne kadar yanlış bir şekilde bilinen akupunkturun direkt
olarak kilo verdirme etkisi bulunmuyor. Fakat akupunkturun etkisi ile
zayıflama tedavisi ve diyet uygulaması çok daha kolaylaşıyor. Akupunktur
tedavisi dört ana başlıkta diyet yapanlara yardımcı oluyor.
1.İştah frenleniyor ve kapatılıyor.Yemek yediğimiz zaman ortaya çıkan
endorfin(mutluluk hormonu) salgısının artmasına gerek kalmıyor, çünkü
akupunktur tedavisi vücuda endorfin salgılatıyor.
2.Metabolizma hızını ve aktivitesini düzenliyor.
3.Mide yanması ve ekşimesi,tansiyon ve kan şekerinin düşmesi gibi diyet
uygulanırken ortaya çıkabilecek olan muhtemel yan etkileri tamamı ile
kaldırıyor. Kan şekeri düşmesine bağlı olarak yaşanan acıkma veya gastrit
olgusundaki mide yanmasını bastırmak amacı ile yemek yenilmesini ortadan
kaldırıyor.
4.Diyet uygulayan kişilerde görülen stresi azaltıyor.Bu sayede stresten
kaynaklanan ve kilo vermeyi engelleyen hormon ve enzim aktivitelerini
düzenliyor. Bu nedenle ‘’su içsem bile yarıyor’’ gibi şikayeti olan
kişilere dahi faydalı oluyor. Çünkü genel olarak bu gibi kişiler stres
yaşayan kişiler ve doğal sonucu olarak enzim ve hormon aktiviteleri bozuk.
“Akupunktur tedavisi ile verilen kilolar tekrar
geri alınıyor'' deniliyor. Bu doğru mudur? Nedenleri nelerdir?
Kesinlikle ‘’hayır’’. Bu görüş akupunktur tedavisine yakıştırılmış çok
haksız bir düşünce. Çünkü hangi yöntem olursa olsun yapılan yanlış;
genelde kiloların verilmesinin geçici bir süreç için olduğu inancı.
Kişiler ben şu programı uygulayacağım ve 10 kg vereceğim diyor.
Uyguluyorlar, kiloları da veriyorlar ve uygulanan beslenme programı aniden
kesiliyor.Vücut da tepki olarak verdiği kiloların hepsini hatta daha
fazlasını geri alıyor. Önemli olan verilen kilolardan sonra vücudu yeni
durumuna adapte etmek ve alıştırmak. Bu da ‘’Koruma tedavisi’’ dediğimiz
program ile gerçekleşiyor. Kişilerin vermiş oldukları kiloların miktarı
ile orantılı bir ‘’Koruma programı’’ uygulanıyor. Yeni kilosuna vücut
adeta alıştırılıyor ve bunu uygulayan kişiler şok şeklinde kiloları geri
almıyorlar.
Akupunktur tedavisinin sakıncaları ve yan
etkileri var mı?
Vücuda dışardan herhangi bir kimyasal madde verilmediği için kesinlikle
doğal bir tedavi yöntemi ve hiçbir yan etkisi bulunmuyor. Uygulanmadığı
dört durum var:
1.Hamileler
2.Emziren anneler
3.Radyoterapi ve kemoterapi görmekte olan kanser hastaları
4.Kalbine pace-maker (kalp pili) takılmış olan kişiler. Bunların
haricinde herkese uygulanabilir.
Akupunktur tedavisi yaptıranlara Hepatit B veya
AIDS gibi hastalıkların bulaşma riski var mı?
Kullanılan malzemelerin kesinlikle ‘’disposible- tek kullanımlık’’
olması gerekir. Steril olmayan şartlarda ve ‘’Ondan al diğerine tak’’ gibi
kullanımlarda tabii ki risk var.
Akupunktur tedavisini kimler uygulayabilir?
Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda bir kontrol ve yaptırım uygulaması var mı?
Türkiye’de akupunktur tedavisi uygulayabilmek için öncelikle Tıp veya
Diş Hekimliği Fakültesi mezunu ‘’hekim’’ olmak gerekir. Fakat TC Sağlık
Bakanlığı buna da bir kural ve uygulama getirmiş durumda. Kanunen Bakanlık
tarafından verilmiş ‘’Uygulama ve Yetki Belgesi’’ bulunan hekimler bu
uygulamayı yapabilir. Akupunktur derneklerinin araştırmasına göre şu an
için İstanbul genelinde yaklaşık 200-250 civarı uygulayan kişi var. Fakat
sadece 40-50 kişi yasal ve bakanlıkça yetkili olarak işlerini devam
ettirebilir. Diğerleri ya hekim değil veya yetki belgeleri yok.