Akupunktur     
Zayiflama
  
  




 

AKUPUNKTUR YARDIMI İLE ZAYIFLAMA

Akupunktur vücuda herhangi bir şey zerk edilmeden çok ince iğneleri batırmak suretiyle başka bir dış etkiye ihtiyaç duymadan kendi kendini tedavi etme yöntemidir. Akupunkturu TV uzaktan kumandasına benzetebiliriz, nasıl ki belli TV kanallarını tuşladığımızda, belli programlar karşımıza çıkıyorsa, akupunktur iğneleri de belli noktalara uygulama yapıldığında, o noktalardan beyne uyarı gider. İştah kesme olayı, akupunktur iğneleri ile uyarılan noktalardan beyne gönderilen sinyaller sonucu vücudun kendi endorfinini özellikle Beta endorfin (vücudun ürettiği morfin) arttırmasıyla oluşur.

Vücut akupunkturunun yanı sıra en yaygın kullanılan diğer akupunktur türleri ise, mikroorganizma üzerinde etki yapan kulak, baş, el akupunkturudur. Kulak akupunkturu bugün modern tıbbın içinde bu denli yer almasına ve yaygın olarak kullanmasını Fransız Dr. Nogier'e borçluyuz. Dr. Nogier kulakta tüm organların refleks zonları olduğunu tespit eden ve vücudun kulak kepçesinde yayıldığını göstermiştir. Refleks noktaları sistemi sayesinde organlarda bulunan herhangi bir hasarı tespit etmek olanaklı olmuştur.

Kulak akupunkturu klinik bir tedavi ve tanı koyma metodudur. Diğer bir adıyla mikro sistem olarak da adlandırılmaktadır. Organizmanın gerek mekanik ve gerekse elektromagnetik dalgalar karşısında reaksiyonlarını takip eden ve ölçen, kaynağını bilimsel olarak 1982 yıllından beri fotoperzepsiyon tekniği ile kanıtlamıştır.

Her kişinin kendisine özgü akupunktur noktaları vardır. İşte biz o noktaları özel bir detektör ile tespit edip, iğneler vasıtasıyla uyararak tedavi yapıyoruz. Kullanılan iğneler çelik-gümüş karışımı olup, akupunktur noktasının derinliğine göre boyları değişmektedir.

Akupunktur tedavisi yalnızca bir zayıflama metodu olarak algılanmamalıdır.

Yapılan bu tedavi yöntemi ile kulak kepçesinde bulunan hassas noktalar tespit ediliyor ve bu noktalara metal iğneler batırtılarak tedaviye başlanır. Akupunktur seansının akıbetinde kulak kepçenizden tespit edilen bu noktalara kalıcı iğneler takılmaktadır.

Yapılan akupunkturun bu uyarısı ile açlık ve iştah hissiniz frenlenecek, sinir sisteminiz yatışacak, metabolizmanız artacak ve organizmanın kendi kendine olan kontrolü artırılacaktır.

Kulak kepçenize takılmış olan plasterlerin altında metal iğne veya manyetik bilye bulunmaktadır. Banyo yaparken plasterlerin çıkmamasına dikkat edin ve kulaklarınızı ovuşturmayın. Banyodan çıkar çıkmaz fön makinesi ile plasterleri kurutunuz.

Akupunkturun zayıflama sırasında oluşturduğu önemi beyinde bulunan iştah merkezinin kontrol altına alınmasıdır. Buna kısaca açlığa tahammül edebilme de diyebiliriz. Kulak kepçenize takılan iğneler sizin daha az acıkmanızı, acıksanız dahi az yemekle daha rahat doyabilmenizi sağlar. İğneler sayesinde iştah merkeziniz dengeli bir şekilde kontrol altına alınacaktır. Aşırı yemek yeme alışkanlığınızın azaldığını, sinirlilik halinin ortadan kalktığını, açlık nedeni ile oluşabilecek mide yanması ve ekşimesi olmadığını gözlemleyeceksiniz. Ayrıca akupunktur sayesinde tedavi süresince tansiyon düşüklüğü ve halsizlik gibi şikâyetler de olmamaktadır. Kısacası akupunktur tedavisinde açlığa bağlı olarak ortaya çıkması beklenen şikâyetler olmaksızın kolayca ve hiç sıkılmaksızın kilo verebilirsiniz. Akupunktur tedavisinin diğer yöntemlere üstünlüğü vücuda hiç zarar vermeksizin tedavi etme yöntemidir.

Tokluk hissiniz için takılan iğnelerinizi haftada bir değiştirmek gerekmektedir, çünkü bir hafta içinde bu etki kaybolmaktadır. Ağırlık kontrolü haftada bir yapılmaktadır.

AKUPUNKTUR ZAYIFLAMADA NASIL ETKİLİ OLUR?

1- İştah ve acıkmayı azaltır.

2- Midede ekşime ve yanmayı önler.

3- Halsizlik ve bitkinliği önler.

4- Stresi azaltır.

5-Metabolizmayı düzenleyici, hızlandırıcı rolü vardır

Bunların hepsi bir araya gelince kilolu olan insanı kilo vermeye hazırlar. Buna göre haftada bir yapılan akupunktur tedavisi ile fazla kilolar verilmeye başlar. İdeal kiloya indikten sonra kişiler KORUMA TEDAVİSİ ’ne alınır.3 haftada bir kez manyetik bilye (mıknatıslı toplu iğne başı büyüklüğünde aktif kömür) ile devam edilir. Bu sırada diyet değil sağlıklı beslenme yapılır dolayısıyla kilolar sabitlenir sonra senede 2 veya 3 kez kontrol olmak gerekir.

Akupunktur uygulayan kişinin mutlaka doktor olması akupunktur eğitimini almış olması ve aldığı eğitimin Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bir sertifika ile onaylanmış olması gerekir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Akupunkturla zayıflama nasıl gerçekleşiyor?

Akupunktur tedavisi ile kişiler kilo vermeye hazır hale getiriliyor. Aslında kilolar, herkesin şahsına özel hazırlanan beslenme program sayesinde azalıyor. Bugüne kadar yanlış bir şekilde bilinen akupunkturun direkt olarak kilo verdirme etkisi bulunmuyor. Fakat akupunkturun etkisi ile zayıflama tedavisi ve diyet uygulaması çok daha kolaylaşıyor. Akupunktur tedavisi dört ana başlıkta diyet yapanlara yardımcı oluyor.

1.İştah frenleniyor ve kapatılıyor.Yemek yediğimiz zaman ortaya çıkan endorfin(mutluluk hormonu) salgısının artmasına gerek kalmıyor, çünkü akupunktur tedavisi vücuda endorfin salgılatıyor.

2.Metabolizma hızını ve aktivitesini düzenliyor.

3.Mide yanması ve ekşimesi,tansiyon ve kan şekerinin düşmesi gibi diyet uygulanırken ortaya çıkabilecek olan muhtemel yan etkileri tamamı ile kaldırıyor. Kan şekeri düşmesine bağlı olarak yaşanan acıkma veya gastrit olgusundaki mide yanmasını bastırmak amacı ile yemek yenilmesini ortadan kaldırıyor.

4.Diyet uygulayan kişilerde görülen stresi azaltıyor.Bu sayede stresten kaynaklanan ve kilo vermeyi engelleyen hormon ve enzim aktivitelerini düzenliyor. Bu nedenle ‘’su içsem bile yarıyor’’ gibi şikayeti olan kişilere dahi faydalı oluyor. Çünkü genel olarak bu gibi kişiler stres yaşayan kişiler ve doğal sonucu olarak enzim ve hormon aktiviteleri bozuk.

“Akupunktur tedavisi ile verilen kilolar tekrar geri alınıyor'' deniliyor. Bu doğru mudur? Nedenleri nelerdir?

Kesinlikle ‘’hayır’’. Bu görüş akupunktur tedavisine yakıştırılmış çok haksız bir düşünce. Çünkü hangi yöntem olursa olsun yapılan yanlış; genelde kiloların verilmesinin geçici bir süreç için olduğu inancı. Kişiler ben şu programı uygulayacağım ve 10 kg vereceğim diyor. Uyguluyorlar, kiloları da veriyorlar ve uygulanan beslenme programı aniden kesiliyor.Vücut da tepki olarak verdiği kiloların hepsini hatta daha fazlasını geri alıyor. Önemli olan verilen kilolardan sonra vücudu yeni durumuna adapte etmek ve alıştırmak. Bu da ‘’Koruma tedavisi’’ dediğimiz program ile gerçekleşiyor. Kişilerin vermiş oldukları kiloların miktarı ile orantılı bir ‘’Koruma programı’’ uygulanıyor. Yeni kilosuna vücut adeta alıştırılıyor ve bunu uygulayan kişiler şok şeklinde kiloları geri almıyorlar.

Akupunktur tedavisinin sakıncaları ve yan etkileri var mı?

Vücuda dışardan herhangi bir kimyasal madde verilmediği için kesinlikle doğal bir tedavi yöntemi ve hiçbir yan etkisi bulunmuyor. Uygulanmadığı dört durum var:

1.Hamileler

2.Emziren anneler

3.Radyoterapi ve kemoterapi görmekte olan kanser hastaları

4.Kalbine pace-maker (kalp pili) takılmış olan kişiler. Bunların haricinde herkese uygulanabilir.

Akupunktur tedavisi yaptıranlara Hepatit B veya AIDS gibi hastalıkların bulaşma riski var mı?

Kullanılan malzemelerin kesinlikle ‘’disposible- tek kullanımlık’’ olması gerekir. Steril olmayan şartlarda ve ‘’Ondan al diğerine tak’’ gibi kullanımlarda tabii ki risk var.

Akupunktur tedavisini kimler uygulayabilir? Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda bir kontrol ve yaptırım uygulaması var mı?

Türkiye’de akupunktur tedavisi uygulayabilmek için öncelikle Tıp veya Diş Hekimliği Fakültesi mezunu ‘’hekim’’ olmak gerekir. Fakat TC Sağlık Bakanlığı buna da bir kural ve uygulama getirmiş durumda. Kanunen Bakanlık tarafından verilmiş ‘’Uygulama ve Yetki Belgesi’’ bulunan hekimler bu uygulamayı yapabilir. Akupunktur derneklerinin araştırmasına göre şu an için İstanbul genelinde yaklaşık 200-250 civarı uygulayan kişi var. Fakat sadece 40-50 kişi yasal ve bakanlıkça yetkili olarak işlerini devam ettirebilir. Diğerleri ya hekim değil veya yetki belgeleri yok.